Medeniyet yolunun taşlarını sadece cesurlar döşer...

FACEBOOKTA BİZ

Açıklanan çay fiyatı hayal kırıklığı

Ana Sayfa » HABERLER » Basın Açıklamaları » Açıklanan çay fiyatı hayal kırıklığı

2020 yılı için yaş çay alım fiyatı 3 lira 27 kuruş olarak belirlendi. Bu rakam 13 kuruşluk destekleme ile kilogramda 3 lira 40 kuruşa karşılık gelmektedir. Baktığımızda yüzde 12’lik bir zam yapıldığını görmekteyiz. Cumhurbaşkanının açıkladığı bu fiyat başta Rize olmak üzere Artvin, Trabzon ve Giresun’daki çay üreticilerini hayal kırıklığına uğratmıştır. Korona virüs sürecinde “çayı nasıl toplayacağım” düşüncesinde olan üretici şimdi de açıklanan fiyat ile “maliyeti nasıl kurtaracağım” derdine düşmüştür.

Bilindiği gibi çay üreticisi bu sezon pandemi nedeniyle çayın gübrelenmesi, budanması ve işçilik ile ilgili sıkıntılar yaşamıştır. Bu noktada iyi parti olarak üreticinin tarım alanına ulaşma sıkıntısını gündeme getirerek, ilgili bakanlıklar ve ÇAYKUR tarafından tedbirler alınmasını istedik. 11 Nisan’da konuyu TBMM’de gündeme getirdim, Tarım ve Orman Bakanlığına önerge verdim. Uzun süre sözlerimize kulak tıkayanlar nihayet bir ay sonra 11 Mayıs’ta bu konu ile ilgili bir açıklama yaptılar.

Cumhurbaşkanı çay fiyatını destekleme ile birlikte 3 lira 40 kuruş olarak açıkladı. Açıklanan fiyat çayın maliyetini karşılayacak bir fiyat değildir. Rize ağırlıklı olmak üzere Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde çay yetiştiren 205 bin aile korona sürecinde geçim sıkıntısı içinde iken açıklanan çay fiyatı ile dermansız bırakılmış, virüsün faturası üreticilere kesilmiştir. 

Önceki yılarda Gürcistan’dan gelen ucuz işgücü ile çayını toplayan üreticinin, bu yıl bu imkân olmadığı için pahalı işgücü kullanmak zorunda kalacağını da hesaba katarsak, açılanan fiyat maliyeti karşılamaktan uzaktır. Bu fiyat el-ele baş-başa fiyatı bile değildir.

Korona sürecinde açıkladığı ekonomik destek paketi ile işçi, esnaf, çiftçi ve her kesimi destekleyeceğini iddia eden AK Parti iktidarı, çay üreticisini görmezden gelmiş, üretici de hayal kırıklığına neden olmuştur.

Önceki yıllarda çayı ikinci gelir kaynağı olarak gören birçok üretici bu yıl korona salgını ile zaten işini kaybetmiş, geçinemez duruma düşmüş durumdadır. Bu üreticilerimiz için çay artık tek gelir kapısı ve son umut olmuş iken verilen bu fiyat ile üretici yoksulluğa mahkûm edilmiştir.

Enflasyon rakamlarına baktığımızda; verilen zam oranı TÜİK’in nisan itibarıyla belirlediği yıllık tüfe oranına karşılık gelmektedir. İktidarın verdiği zam üreticinin cebine girmeden enflasyon ile zaten buharlaşmıştır. Açıklanan fiyat, döviz kurundaki yükseliş ve buna bağlı üreticinin maliyetlerinde artışın hiç dikkate alınmadığının göstergesidir. 

Rize Ziraat Odası “verilen fiyat maliyetleri karşılamaktan uzaktır” demiştir. Çay üreticisinin sesi sivil toplum örgütleri fiyattan memnun değildir. Çay Üreticileri Dayanışma Derneği “bizi en iyi anlayacağını düşündüğümüz Sayın Cumhurbaşkanımız yaş çaya son 20 yılın en düşük fiyatını vermiştir. Cumhurbaşkanımıza bu bilgileri kim veriyorsa Cumhurbaşkanımızı yanıltmışlardır. Türkiye bugüne kadar çok büyük krizler atlatmasına rağmen yaş çaya bugünkü kadar düşük zam verilmemişti. Verilen fiyat hiç kimseyi memnun etmemiştir” diyor. Çay üreticisi halini “topla topla bitmeyi/çayda para etmeyi/tarladaki lahana/o da bize yetmeyi” türküsüyle dile getiriyor.

Bugün hangi şartlarda çay sezonunu açıyoruz,  birde buna bakalım. Gübre fiyatı ve işçi yevmiyesi artarken, pandemi nedeniyle gübreleme, budama gibi hazırlıklar tam olarak yapılamamışken sezona başlıyoruz. Bu şartlarda destekleme rakamının aynı tutulması manidar değil midir? Korona ile mücadelede alınan tedbirlerin adına “ekonomik destek paketi” dediğimiz bir dönemde dahi çaydaki destek miktarı hiç arttırılmamıştır.

Tarım Bakanı 21 ilde çiftçiye hibe yaptık, yapıyoruz diye neredeyse davul çalacak ama baktığımızda bu hibe programında Doğu Karadeniz’den hiç bir il yok. Rize yok, Trabzon yok, Artvin yok, Giresun yok, Ordu yok. En azından bu korona sürecinde bir destek olunur umudundaki çay üreticisine, ilan edilen bu fiyatla  “bizden size fayda yok, başınızın çaresine bakın” denilmiştir.

Çay konusunda bir hususu daha dile getirmek istiyorum. Başta Rize Milletvekilleri olmak üzere Bölge Milletvekillerine bir çağrıda bulunuyorum. Gelin Doğu Karadeniz’deki tüm milletvekilleri bir araya gelelim. Bir “Çay Kanun Teklifi” hazırlayalım. Hani bizim verdiğimiz her teklifi reddediyorsunuz ya, beraber hazırlayalım. Tamam, teklifi siz verin, biz destek olalım, yıllardır beklenen çay kanununu çıkaralım. Payesi sizin olsun, alkışı sizin olsun. Yeter ki; çay üreticimizin çektiği sıkıntı bitsin, yüzü gülsün.

Milyonlarca çay üreticisinin derdine çare bulmak için, çay sektörümüzü içinde bulunduğu darboğazdan çıkarmak için, yaş çay fiyatının taban fiyatın altına düşmemesi için, ödemelerin denetlenmesi için, kaçak çayın önüne geçilmesi için, kuru çayda kalitenin arttırılması için, çayda ekim alanları, budama, gübreleme ile ilgili düzenlemelerin yapılması için acilen “Çay Kanunu” çıkarılmalıdır. Bu konuda her türlü katkıyı vermeye hazırız.